Gündem

Kılıçdaroğlu: “Ev ekonomisini yok eden kurumlara önerim, bolca zincir ve kilit depolasınlar”

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ev hanımlarıyla bir araya gelerek basın açıklamasında bulundu.Kılıçdaroğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Değerli basın mensupları,yıla korkunç zamlarla girdik. Elektriğe %50 görünümlü %125, konutta kullanılan doğalgaza %25, ticari kuruluşlarda kullanılan doğalgaza %50, motorine 1 lira 29 kuruş, benzine 61 kuruş, otogaza 78 kuruş, köprü ve otoyollara ortalama %25 zam yapıldı.
Değerli basın mensupları, bu iş artık siyasetten çıkmıştır. Bu iş makroekonomik verileri konuşmaktan da çıkmıştır. Artık Türkiye’de ekonomi parayla ilgili olmaktan bile çıktı. Kimse para kazanmıyor bu ülkede. Artık bizde ekonomi, masaya ekmek koyup koymamakla ilgilidir. Mesele artık iç ekonomidir yani hanenin sofrasıdır. Değerli basın mensupları, toplumun yapı taşıdır ailenin sofrası. O sofrayı ne pahasına olursa olsun korumak zorundayız. Erdoğan Türkiye’sinde özellikle tek çalışanlı, ev hanımlı haneler yıkımın eşiğindedir. Bu hanelerimizin insanları artık güvende değildir. Buradan ilan ediyorum, birincil önceliğim hane ekonomisini yani iç ekonomiyi korumak olacaktır. Kadınların ekonomik sorunlarını politika çabalarımızın en önümde tutacağım. Ama önce burada hanenin yükünü taşıyan, ev içi emek veren kadınlar yani kısaca ev hanımları var. Önce onları dinleyelim, ne yaşadıklarını Türkiye kendilerinden dinlesin.

 Ben Türk hanımı olarak seslenmek istiyorum. Ben evimde tenceremi kaynatamıyorum. Geçinemiyoruz. Aldığımız bir maaşla ocağımızı yakamıyoruz, doğalgazımızı kullanamıyoruz, ısınamıyoruz, yiyemiyoruz, market önünden geçemiyoruz ki canımız bir şey çekecek alamayacağız diye. Pazara uğrayamıyoruz, geçinemiyoruz. İnanın geçinemiyoruz. Ne yapacağımızı şaşırdık. Genelde hepimizin evleri kira, kira ödüyoruz, masraflarımız çok, çocuklarımız okuyor, ihtiyaçları oluyor. Evimizi döndüremiyoruz. Ne yapacağımızı şaşırdık. Bir karanlıktayız biz. Bize yardım edilecek bir el bulamıyoruz, çok zor durumdayız, gerçekten çok zor durumdayız. Ben bütün arkadaşlarım adına konuşmak istiyorum yani biz çocuklarımıza mahcup oluyoruz, çocuklarımız bize mahcup oluyor. Evimizi döndüremiyoruz, iş yok, çocuklarımız işsiz. Bir maaşla evi döndüremiyoruz, tencerelerimiz boş. Benim diyeceklerim bu kadar. Evimizi döndürmemize yardımcı olun, bize destek olun, bize iş verin, güç verin çocuklarımız boşta kalmasın, tenceremizi kaynatalım. Konuya komşuya boynumuzu bükmeyelim. Teşekkür ederim.

Ben de bir Türk vatandaşı olarak yaşadıklarımdan hiç memnun değilim ki bu gidişle de zaten memnuniyet diye bir şey olmayacak. Sürekli karanlığa gidiyoruz. İktidara sesleniyorum, artık yeter. Güzel yaşamak bizim de hakkımız olduğunu düşünüyorum ve bu hakka da sahip olmayı istiyorum. Ben yeter artık diyorum, isyan ediyorum. Benim de işsiz bir evladım var. Kirada oturuyorum. Deminki hanımefendinin konuştuğu gibi ben de çok zor şartlarda yaşıyorum. Bir an önce umutlarımızın bizim elimize verilmesini iktidardan talep ediyorum.

Ben de bir emekli eşi olarak 2 bin 250 lira maaşla geçinmeye çalışıyorum. Eşim engelli, evime gıda alamıyorum. Şu anda rahatsız. Akşam saatlerini bekliyoruz pazar için, onu da yapamıyoruz. Markete gidemiyoruz. Eskiden bakkallarımız vardı gidip ekmek yazdırabiliyorduk, yağ yazdırabiliyorduk. Şimdi o şansımız yok. Komşuların kapısını çalamıyoruz, bize bir damla yağ verin diyemiyoruz. Eskiden kalan yağları yemeklerimize damlatmak zorunda kalıyoruz. Yeter artık insan gibi yaşamak bizim de hakkımız. Bizim beklentilerimiz yok artık. Lambadan, AKP’den hiçbir beklentimiz yok. Benim özellikle hiçbir beklentim yok. Şu anda beklentim farklı. Başa gelecek insanların bize yardımcı olacağına inanıyorum. Yönetemiyorsanız gidin. Lütfen, rica ediyoruz gidin artık.

 Ben üç çocuk annesiyim. Eşim özel sektörde çalışıyor, çocuklarım okuyor, çocuklarıma istediği gibi eğitim aldıramıyorum. Çocuklarımın istediği gibi hiçbir şey olmuyor. Ben eşime yardımcı olmak için iş istedim, istediğim gibi iş de bulamıyorum. Yani bu kadar konuşacaklarım. Teşekkür ederim.

Bizi eşim hamileyken bırakıp da gitti. Sadece benim aldığım para, benim bu aldığım 850 TL’yle geçiniyorum. Evden atıldım, sağ olsun bir hayırsever bize ev verdi ama doğalgazımızı ve saatimizi açtıramadık. O nedenle de ufoyu yakıyoruz. Onu da yakamıyoruz inşaat elektriği dünya kadar. Yağ bile alamıyorum marketten. Bir kızım daha var 16 yaşında, liseye gidiyor, üç otobüs değiştiriyor. Yani nasıl geçineceğiz bilmiyorum. Kendi canımıza mı kıyalım artık onu da bilmiyorum. Çocuklarım bir şey istiyor alamıyorum. Dün yağ almak için komşudan 30 TL para aldım çocuklarıma yemek yapmak için, süt bile alamıyorum. Yani bu hükümet artık gitsin yani başımızdan yoksa yani millet artık gidiyor. Bu kadar söyleyeceklerim.

 Ben eşimden ayrıldım, bir tane çocuğum var, onu okutmaya çalışıyorum. Aldığımız maaşlar yetmiyor. Hayat çok pahalı, marketin ne kapısından girebiliyoruz, ne yanından. Çok zor hayat şartları. Elektrik, doğalgaz hepsi çok zamlı. İktidara sesleniyoruz yani bu şeyler çok kötü geçinemiyoruz açıkçası. Bu kadar.

Ben üç çocuk annesiyim, eşim serbest meslek sahibi ama şu anda işsiz; bulursa çalışıyor, bulamazsa çalışmıyor. Zor durumdayız. Büyük oğlum liseye gidiyor, küçük oğlum okula, 1,5 yaşında kızım var. Psikolojik olarak zaten erken doğum yapmak zorunda kaldım. Kendim kalp, şeker, tansiyon hastasıyım. Sağlık sorunları olmayınca gidemiyorsun gelemiyorsun, ilaçlarını karşılayamıyorsun. Zor durumdayız, iş istiyoruz, geçim istiyoruz. Geçim sıkıntısı çok zor. Bu süreçte kirada oturuyordum, kayınvalidemle oturuyoruz şu anda tekrar birleştik, sağ olsun. İki ev üst üste yaşıyorsun ama çocukların için, ailen için fedakarlık yapmak zorunda kalıyorsun. Sosyal yaşantı diye artık hiçbir şey zaten yok. Çünkü geçinmek çok zor. En azından bizler şey olduk ama çocuklarımıza iyi bir gelecek, iyi bir okul, iyi imkanlar bunların olmasını gerçekten istiyoruz. Bu kadar.

Kemal Kılıçdaroğlu : Değerli basın mensupları, toplumdaki önemli rollerine rağmen Erdoğan’ın ev hanımlarını ve tek gelirli haneleri artık hafife aldığı çok açıktır. Onların çığlığını saraydan duymak zordur tabi ki. Bugün ev hanımı görmezden gelinse de pek çok iş yapıyor. Ekonomi bozulduktan sonra hanenin geçim planlamasını tümüyle ev hanımları yapar oldu ve içinde bulunduğumuz bu tablodan eşinin kazandığı parayla bu korkunç pahalılıkla nasıl mücadele edeceğini bilmiyor ev hanımı. Yemek pişirilecek, temizlik yapılacak, çocuklara bakılacak, hastalara ve yaşlılara destek verilecek, tek gelirli haneler çok ama çok zordalar. Hayat pahalılığı bu aileleri ezip geçiyor. Aileler gıda güvensizliğiyle de mücadele edecek 2022’de. Bu ailelerin küçük çocukları bile politize oldular. Siz de görüyorsunuz videoları. 9, 10, 11 yaşındaki çocuklar ailelerinin her gün katlandığı zorlukların son derece farkında. Rafadan Tayfa, Kral Şakir çizgi filmlerini konuşması gereken çocuklar Erdoğan’ın aymazlığını konuşuyorlar. Bu yaşlarda böylesine önemli bir aile meselesiyle bu kadar ilgilenmek o çocukların asla unutamayacağı bir psikoloji olacak.
Değerli basın mensupları, enflasyon korkunç durumda. Bakın, yarın enflasyon rakamları açıklanacak. Göreceksiniz en makyajlı hali bile korkunç olacak. Malum TÜİK adeta kuaföre döndü makyaj yapa yapa. Ama o bile bir yere kadar oynayabiliyor rakamlarla. Bu tek gelirli ev hanımlı ailelerin ekonomik güvenliğini sağlamamız lazım. Ben bu ailelerin mutfağında ve masasında bir sandalye istiyorum. Gıda sorunu yaşanan her ailenin ekonomisinde o ekonomiyi yönetmekte zorlanan ev hanımlarının yanında olacağım. 2022’de en büyük, en önemli önceliğim bu olacak.
Değerli basın mensupları, saray hükümetinin bir ahlak sorunu var. Ev hanımları çocuklarının eğitimi, beslenmesi, gıda güvensizliğiyle ilgili kabus yaşarken, bu saray yarattığı yoksulluğu din soslu vatanseverlik ile sümen altı etmeye çalışmaktadır. 2022’de ev hanımlarını daha da zora sokacak her ne olursa işte orada olacağım.
Ev ekonomisini yok eden kurumlara önerim, bolca zincir ve kilit depolasınlar kendilerine. Her kim sofradan çalışıyorsa işte bu bunun bedelini mutlaka ödeyecek. Hepinize teşekkür ederim değerli basın mensupları.”

Hibya Haber Ajansı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu